Kovid-19'un 'fedakar savaşçıları' hemşireler anlatıyor

Mersin Üniversitesi (MEÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi yeni tip koronavirüs (Kovid-19) polikliniğinde görevli hemşireler Zehra Güler ve Zeynep Toraç, salgının başından bu yana özverili çalışmalarını sürdürüyor.

PAYLAŞ

Zehra Güler, yaptığı açıklamada, salgın süreci kendilerini yıpratmasına rağmen görevlerine devam ettiklerini söyledi. 

Zor bir dönemden geçtiklerini dile getiren Güler, salgının önüne geçilmesi için vatandaşlara büyük görevler düştüğünü hatırlattı.

Güler, ağır Kovid-19 hastalarını gördüklerinde yaşadıkları üzüntüyü dile getirerek "Genç hastalar daha rahat. 'Biz genciz, bize bir şey olmaz' edasıyla geliyorlar. Yaşlı hastalarımız daha kaygılı. Semptomu yokmuş gibi gelip birden kötüleşen hastalarımız oldu. Nefes alamıyorlar. Öyle görünce kötü hissediyoruz. Biz elimizden geleni yapıyoruz. Hastalarımıza salgın hakkında bilgi veriyoruz, onlarla ilgileniyoruz. Vatandaşlar tedbirlere uyarak sağlıkçılara yardımcı olabilirler. Bu süreçte sosyal mesafeli hayata adapte olunması gerekiyor." diye konuştu.

Çocuğunu göremediği, ona sarılamadığı zamanlar olduğunu belirten ve sözlerine gözyaşlarıyla devam eden Güler, "1,5 yaşında bebeğim var. Süt iznindeyim ama buna rağmen buradayım. Onunla mesafemizi koruyoruz. Geldiğim zaman üzerime koşuyor ama ben çocuğuma sarılamıyorum. Biz de normal hayata geçmek istiyoruz. Herkes sevdiklerine koşmak istiyor. Sıcakkanlı bir milletiz ama el öpmelerimiz, sarılmalarımız kalmadı. Tekrar bu hayata dönmek için herkesin dikkat etmesi gerekiyor." ifadelerini kullandı.

"En önemli 3 kurala dikkat ederek bugünlere geldik"

Hemşire Zeynep Toraç da Kovid-19 başlangıcından itibaren serviste çalıştığını dile getirdi. 

Salgının başlangıcında kaygılı olduklarını aktaran Toraç, "O günlerden bugünlere gelebilmek çok değerli. Süreci oldukça iyi yönettiğimizi düşünüyorum. Hastalara yardımcı olduğumuzu ve elimizden gelenin fazlasını yaptığımızı düşünüyorum." dedi. 

Tedbirlere uyarak bugüne kadar Kovid-19'a yakalanmadığını belirten Toraç, 1,5 ve 2,5 yaşlarındaki iki çocuğundan uzak kaldığı dönemlerde yaşadığı zorluğu anlattı.

Toraç maske, mesafe ve hijyene daha çok dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı: "Bu süreç başladığında çocuklarımı bakıcıdan bile almıyordum. Hastalıktan dolayı hepimizin boğularak öleceğini düşünüyordum ama eğitim alarak, en önemli 3 kurala dikkat ederek bugünlere geldik. Ailemi ve çocuklarımı günlerce göremediğim dönemler oldu. Kimse 1,5 ve 2,5 yaşında çocuğu varken onlardan ayrı kalmak istemez."
 

İbrahim Baykut

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN