Düşünülür elbet!


Değerli Okurlarım...

 

Öncelikle sağlıklı, nice güzel günlerin bizi beklediğini belirterek yazıma geçmek istiyorum. Yaklaşık bir aydır evlerimizde kalarak, virüsün korkunç boyutlara ulaşmasını engellemiş bulunuyoruz.

 

Tabi ki ülkemiz ve dünya zor bir süreçten geçiyor. Virüsün ilacı ya da aşısı henüz bulunmuş değil. Tek tesellimiz Çin'de artık vaka görülmüyor olması.

 

Bu süreci başarıyla sonuçlandıracağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.

 

Tedbir bizlerden, takdir Allah'ın.

 

Daha öncede dünyamız böyle öldürücü virüslerle karşılaşmış. Âmâ gerekli dersler çıkartılmadığı için dünyanın bizden ne istediğini hala anlayamadık.

 

Dünya bize şöyle sesleniyor:

 

"Havama dokunma!"

 

"Suyuma dokunma !"


"Toprağa dokunma!

 

Peki, biz insanoğlu neler yaptık?

 

Anızları yakarak, fabrika bacalarına filtreler takmayarak, suyu kirleterek, köyleri boşaltarak, ağaçları keserek, hayvanları öldürerek vb. dünyanın geleceğini tehlikeye attık.

 

Şimdi bakıyorum koronalı günlerimize; tabiat rahat bir nefes aldı. Hayvanlar daha mutlu; bitkiler, ağaçlar ve yaban hayatı daha bir neşeli.

 

Yukarıda da belirttiğim üzere dünya daha öncede karşılaşmış bu tür ölümcül virüslerle.

 

İtalya’da bin üç yüzlü yıllarda Papa 9.Gregorius kedilerin içine şeytan girdi diye Roma'da ki bütün kedilerin öldürülmesini emreder ve bütün ahali bulduğu kedileri öldürür. Yaşayanların anılarına göre "Miyav " diyen bir tek kedi kalmamıştır.

 

Tesadüfe bakın ki o yıllarda yine ÇİN'DE bir virüs yayılır. Avrupa’ya yük getiren gemilere yerleşen virüs taşıyan farelerin yolu İtalya'ya kadar ulaşır. Tabi ki ortalıkta kedi görmeyen fareler yaşayabilir bir ortam bulup, daha da çoğalmış ve hastalığı insanlara bulaştırmıştır.

 

Hastalık öyle bir hal almış ki,

 

Bu sefer Papa 9.Gregorius hastalığın ilk zamanlarında virüse yakalanan kişileri, tıpkı içinizde şeytan var deyip astığı kediler gibi astırmıştır. Herkese ders verme niyetinde olan Papa, haftalarca meydanlarda idam edilen kişilerin cesetlerini kaldırmayarak, virüsün binlerce kişiye bulaşmasına vesile olmuştur.

 

İtalya'dan Avrupa 'ya yayılan virüs yüzünden yetmiş beş milyon insan hayatını kaybetmiştir.

 

Bu olay sonrasında kilise ve papalık makamı sorgulanmaya başlanmış ve RÖNESANS'IN temelini atan başlıca unsurdan en önemlisi olmuştur.

 

Papalık kedileri öldürmenin cezasını gücünü kaybederek ödemiştir.

 

Peki, bizde ki durum nasıl olacak?

 

Virüsten sonra dünya değişecek mi?

 

Sınırlar ve birliklerin durumu ne olacak?

 

Küresel sermayenin merkezi konumunda olan İNGİLTERE'YE ne olacak?

 

Artık finansın başı kimler geçecek?

 

Bu soruların cevabını bildiğinizi tahmin ediyorum. Gelin bu konuya da bir değinelim.

 

Virüsten sonra dünya elbet değişecek ve değişim yıllara yayılacak. Avrupa Birliği zaten kalmamıştı ve virüsten sonra artık yok olacak. Ulus devletleri güçlenecek ve ülkeler yaptırım gücü yüksek olan Başkanlık Sitemi ile yönetilecek. Küresel Sermaye kendini İngiltere'den uzaklaştıracak ve soluğu büyük bir ihtimalle Çin'de alacak.

 

Artık finansın başı Çin olacak.

 

Ülkemiz eskisinden daha güçlü olacak. Bu bir temenni değil ibre bunu gösteriyor.

 

Gelgelim ABD'de ne olacak?

 

Otuz bin tır dolusu silahı terör örgütlerine gönderen bir ülkenin, otuz bin tır dolusu maske üretememesi, düşünülemez değil mi?

 

Düşünülür elbet!

 

Ama bu vahim durumu bizler düşünecek değiliz.

 

Amerika halkı kendilerini yöneten siyasetçilerin basiretsizliğini görüp, cezasını da verileceklerdir.

 

Şimdi gelelim ülkemizin durumuna. Türkiye’de yaşamaktan gurur duyuyorum. Bu zor süreci, aldıkları kararlar atlatmaya çalışan başta Sağlık Bakanı Sayın Fahrettin KOCA olmak üzere Bilim Kurulu üyelerine ve sağlık çalışanlarına teşekkür ediyorum.

 

İyi ki varsınız!

 

Her yıl coşkuyla kutlanan Polis Haftası etkinlikleri malum Korona yüzünden yoğun bir katılımla yapılamıyor. Bu vesileyle Türk Polis Teşkilatı'nın 175. yılı kutlu olsun.

 

İl Emniyet Müdürümüz Doğan İnci Bey ve kahraman polislerimizle beraber nice kutlu günleri hep beraber esenlikle kutlamak dileğiyle.

 

İyi ki sizler de varsınız!

 

Değerli okurlarım evlerimizde kalalım. Gelecek aydınlık, gelecekte bizi güneşli günler bekliyor.

 

Allah'ın rahmeti üzerinize olsun.

nahilsendersaripavri@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 2

  • Adem.Körmen | 10 Nisan 2020 14:54

    Çok güzel bir köşe yazısı olmuş. Devamını bekleriz Ender hocam.Eline sağlık.

  • Aydın taştan | 10 Nisan 2020 12:16

    Yüreğine sağlık güzel insan

YAZARIN SON 5 YAZISI
03Eyl

Alp - Eren

24Tem

Yeni Dünya

14Tem

Bizim çocuklar 15 Temmuz

02Tem

Siyah beyaz

10Nis

Düşünülür elbet!