Kahramanmaraş Barosu İnsan Hakları Komisyonundan İnsan Hakları Günü açıklaması

Kahramanmaraş Barosu İnsan Hakları Komisyonu, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları İle İlgili basın açıklaması yaptı.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et
Gazetecin - Kahramanmaraş Haber - İbrahim Baykut

Kahramanmaraş Barosu önünde düzenlenen basın toplantısında konuşan İnsan Hakları Komisyonu Üyesi Av. Aybala Uzun: “Bugün 10 Aralık Dünya insan hakları günü, insanlığın doğuştan sahip olduğu temel hak ve özgürlüklerin tüm dünyada kabul edilişinin 73. Yılındayız.” Dedi.

Uzun, konuşmasını devamında ise: “Yılda bir günü insan hakları günü olarak anmak ve sorunları yalnız tartışmakla insan haklarının tüm dünyada tam manasıyla korunması sağlanamaz. Akıl almaz ihlallerin önüne geçilemez. Uluslar arası hukukta en önemli evrensel belge olarak nitelendirilen insan hakları beyannamesinin üzerinden yarım asırdan fazla zaman geçmesine rağmen insanın insanca yaşama idealinin ne kadar uzağında olduğuna dikkat çekmek istiyoruz. 

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, uluslararası platformda mutabakata varılmış, üzerinde pazarlık yapılması mümkün olmayan standartlar ve yükümlülükleri içermektedir. Ancak sözleşmenin imzalanmasından sonraki dönemde insanların yaşadığı diğer hak ihlallerinin giderilmesi amacıyla ek protokoller yapılarak, günümüzdeki halini almıştır. Şüphesiz bundan sonra da toplumların gelişimi ve değişimiyle birlikte insan haklarına yönelik hukuki düzenlemelerde değişiklikler olmaya devam edecektir. 

Temel insan hakları; • Yaşam hakkı • İşkence yasağı • Kölelik ve zorla çalıştırılma yasağı • Özgürlük ve güvenlik hakkı • Adil yargılanma hakkı • Kanunsuz ceza olmaz • Özel ve aile hayatına saygı hakkı • Düşünce vicdan ve din özgürlüğü • İfade özgürlüğü • Toplantı ve dernek kurma özgürlüğü • Evlenme hakkı • Etkili başvuru hakkı • Ayrımcılık yasağı Ek protokollerle yapılan düzenlemeler • Mülkiyetin korunması • Eğitim hakkı • Serbest seçim hakkı • Borçtan dolayı özgürlüğünden yoksun bırakılma yasağı • Serbest dolaşım özgürlüğü • Vatandaşların sınırdışı edilme yasağı • Yabancıların topluca sınırdışı edilme yasağı • Ölüm cezasının kaldırılması (1983 – savaş ve yakın savaş tehlikesi zamanında işlenmiş fiiller için ölüm cezasını öngörebilir) • Cezai konularda iki dereceli yargılanma hakkı • Adli hata halinde tazminat hakkı • Aynı suçtan iki kez yargılanmama ve cezalandırılmama hakkı • Eşler arasında eşitlik (01.01.2002 tarihli Türk Medeni Kanunu ile iç hukuk düzenlemesi yapılmıştır) • Ayrımcılığın genel olarak yasaklanması • Ölüm cezasının tamamen kaldırılması (2002 yılında imzalanan protokol Türkiye tarafından 15 Ocak 2003’te onaylanmış ve sonrasında da iç hukuk düzenlemesi yapılmıştır) Ek protokollerle yapılan düzenlemelerde de görüldüğü gibi hukuki düzenlemeler toplumsal ihtiyaçlara göre şekillenir, bu nedenle bir devletin hukuk sisteminin kalitesi o devlette yaşayan insanların toplumsal gelişiminin bir yansımasıdır. 

Ülkemizin, insan hakkı ihlallerinin hiç yaşanmadığı daha uygar ve gelişmiş bir toplum haline gelmesi için insana insan olduğu için saygı duyulmalı, insan haklarının korunması sağlanmalı, ayrıca TBMM tarafından insan haklarına dair evrensel kuralların, iç hukukumuzdaki uygulamalarının güçlendirilmesine yönelik yasa çalışmaları yapılmalı, insan haklarına yönelik toplumsal farkındalığın artırılması sağlanmalıdır. 

Baskının ve tahakkümün vücut bulduğu bugünkü dünya düzeninde güçlünün zayıfı ezdiği sistemli biçimde asimilasyon hareketlerinin yaşandığı ifade ve düşünce özgürlüğünün baskılandığı, ırkçılık ve yabancı düşmanlığının körüklendiği sistem; kin, nefret ve düşmanlık üretmekte doğal olarak adalet ve barış ortamı temelinden sarsılmaktadır. Bireylere tanınan hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması kapsamında 73 yıldır başta Birleşmiş milletler olmak üzere tüm dünyanın muhatap olduğu BM Bildirgesi geçen zaman içerisinde hak ihlallerinin bertaraf edilmesinde etkili olamamış ve hatta insan hakları dersi veren devletlerin önce ihlali kendilerinin gerçekleştirdiğini gözlemlemekteyiz. 

Özellikle son 20 yılda bir takım devletler tarafından demokrasi kavramının sözde kurtuluş reçetesi olarak kullanıldığı, aslında açgözlü doyumsuz bir dürtüye hizmet ettiği aşikardır. Çeşitli bahanelerle gerçekleştirilen işgal ve müdahaleler ardında kaos ve yığınla insan hakları ihlalinden başka bir şey bırakamamıştır. Yaşama ve barınma gibi temel haklardan yoksun bırakan sonu gelmeyen savaş ve şiddet ortamında özellikle Kadınlar ve çocuklar etkilenirken engelli bireylerinde savaş yada çatışmalarda kaçamadıkları için çoğunlukla öldüğü vahim gerçeği de raporlarda yer almaktadır. 

İnsanların zulüm altında olduğu coğrafyaların başında gelen Filistin, doğu Türkistan, Keşmir, arakan da zulüme uğratanın insan olma kimliğini sorguladığımız gelişmelerin cereyan etmesi, dünyanın bu düzenle sürdürülebilirliğinin mümkün olmadığının kanıtıdır. Biliyoruz ki dünya hayatı iyinin ve kötünün mücadelesidir. 

Avukatlık Kanunu'nun 95. maddesi Barolara "hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak ve korumak, bu kavramlara işlerlik kazandırmak" görevini vermiştir. Bu sorumluluğun gereği olarak İnsan haklarına dayalı, temel hak ve özgürlüklerin güvence altında olduğu demokratik bir ülke için siyasi iradenin sivil takipçisi olmak zorundayız. Kahramanmaraş Barosu İnsan Hakları Komisyonu olarak; 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü vesilesiyle dünyada ve Türkiye'de insan hakları ihlallerinin olmadığı, insan onuruna saygının egemen olduğu ve toplumsal barışın hakim olduğu bir toplum düzeninin oluşturulmasını temenni ediyor, barışın ve kardeşliğin hakim olacağı güzel günler için yılmadan, cesaretle mücadele etmekten vazgeçmeyeceğimizi tüm kamuoyu ile saygıyla paylaşıyoruz.” İfadelerine yer verdi.

Basın toplantısı sonrası Gaziantep Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Bozdağ ve Kahramanmaraş Barosu İnsan Hakları Komisyon Başkanı Av. Zeynep Kahveci İnsan Hakları Günü konulu seminer düzenledi.
 

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN