Kitapsızlık etmeyin


2020 yılı, henüz yarısına gelmeden bütün milletlerin tarihinde özel(!) bir yıl olarak tarihte yerini aldı. Çoğu zaman bölgesel olarak yaşanan hadiseler yeryüzü coğrafyasına yayılmadan olup biterken hâlâ yaşadığımız pandemi sürecini hissetmeyen, yaşamayan bir millet kalmadı. Millet olarak Mart ayı ortalarında insanımıza sıçrayan bu belayı bütün yönleri ile yaşadık, yaşıyoruz. Devletimizin ilgili birimlerinin yoğun çabasıyla bir insanlık dramı görüntüsünün yaşanmamış olması takdire şayandır. Elbette ki bu süreç çeşitli yönleriyle insanımızı etkiledi, etkilemeye devam ediyor. Sade bir vatandaş olarak bize düşen şahsi tedbirlerin elden bırakılmamasıdır. 

Kanaatimce bu süreçten en çok etkilenenler çocuklarımız oldu. Devletçe alınacak önlemler çerçevesinde okullarımız eğitim öğretime ara vermek zorunda kaldı. Okullar fiilen kapatıldı. Bu öyle öngörülebilir bir durum değildi. 

Bugün, bütün çabamızla ve umudumuzla okullarımızı yeniden açabilecek olmanın sevinci içerisindeyiz. Özellikle öğretmenlerin içten içe yaşadıkları sevincin tarifi imkansızdır.  Sayın Prof. Dr. Ziya Selçuk  hocamın bu konudaki heyecanını görmeniz yeterlidir. 

Her türlü gündelik tartışmaların üzerinde bir durumdur çocuklarımızın ve gençlerimizin;  ruhen-bedenen sağlıklı birer şahsiyet olarak yetişmesi, yetiştirilmesi.  Çünkü milletin bekası çocuklardır, gençlerdir.

Son günlerde sosyal medya platformları üzerinden özellikle ilkokul (masal çağı) çocuklarımızı hedef kitle seçmiş bir kısım yayınların bölümlerini görmekteyiz. Belki de öğretmen hassasiyeti ile daha bir dikkatimizi çekmekte. Bunlara herhangi bir edebi tür adı veremiyorum, değiller çünkü. Çocuk edebiyatı ilkelerinden uzak, çocuk psikolojisinden habersiz, hedef kitlesini şaşırmış bir takım zırvalar… İnsan sormadan edemiyor. Madem ki yazmakla uğraşıyorsun vicdansız, azıcık araştır, azıcık bak! Yazdığın kelime, ucu ucuna ekleyerek oluşturduğun cümle hedef kitlene uygun mu?  Daha da ötesi korunması anayasal kanunlarla güvence altına alınmış çocuk ve gençlere ne sunduğuna bir bak. Yeniden oku, düşün!

Meğerki bütün çaban ticari olarak para kazanmaksa haram olsun aldığın her kuruş. Eğer amacın bu değilse milletin çocuklarının zihniyle oynamak yoluyla hıyanet içindesin. Kusura bakmayın çok kızgınım. Bir çocuğa okuma yazma öğretebilmiş olmanın ne demek olduğunu bilebilseniz benim kızgınlığımı daha iyi anlayabilirsiniz. 

İlgili kurumlar, sevgili veliler lütfen dikkat edin. Sonuçta bu zırvalar bu memlekette basılıp, yayımı için izin alınıp, imza günlerinde imzalanan kağıt yığmaları. (Güya yazar, yanında yedi sekiz yaşındaki okuyucusu ile fotoğraf bile çektirmiş.) Teselli tarafı o ki toplatılma kararı alındığını duydum. 

Eylül ayındayız. Zorlu geçen bir sürecin içinde en büyük kayıp olan okullarımızın, açılması için çaba ve duadayız. Şimdi yeniden herkes çocukları için seferber olacak, kitaplar alınacak. Acizane bir öğretmen ricasıdır: Bir masal kitabının tamamını okumanız çok fazla vaktinizi almaz sevgili veliler, anneler, babalar. Lütfen okuyun! Çocukları, gençleri korumak demek onları sadece çok bilinen zararlı alışkanlıklardan uzak tutmak demek değildir. Tertemiz zihin dünyalarının düşüncesizce, zalimce kirletilmesine müsaade etmeyelim. 

Ve son sözüm; hâlâ – her ne gerekçeyle olursa olsun- çocuklarımızın masum dünyasıyla oynayacak kişileredir.

Kitapsızlık etmeyin!

niyazikara@gazetecin.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 1

  • Resat orhan | 04 Eylül 2020 11:39

    kalbine kalemine ağzına sağlık niyazi kardesim

YAZARIN SON 5 YAZISI
05Ara

Yasaklarda ne yapalım?

29Ekm

Erdem ve Cumhuriyet

04Eyl

Kitapsızlık etmeyin

06Tem

İbrahim’e mektup

31May

Yeşil gözlük